



Obezite ve diyabet teki farklı yağları araştıran şaşırtıcı bir çalışmada, her gün aynı oranda kalori içeren aynı miktarda yağa karşın soya yağıyla beslenen hayvanların balık yağıyla beslenenlere göre yüzde 40 daha ağır olduğu ortaya çıktı. ABD’de soya yağı tüketiminin 1961 yılında, yılda kişi başına 6,8 kilogramdan, 2002 yılında 22 kilograma çıktığını düşünürsek, tehlike sinyalleri her gün biraz daha artıyor. Daha bitmedi: Aşırı kiloluluk ve obezite oranının ABD’nin üçte biri kadar olduğu Japonya’da bol miktarda soya yağı tüketilmiyor mu? Aslında bu konuda Amerikalılara yaklaşmıyorlar bile. Japonya’da 1961 yılında soya yağı tüketimi kişi başına yılda 1,3 kilogram ve 2002 yılında da (elde edilen son istatistiklere göre) 5,3 kilogram. Soya yağını parmakla göstermeye çalışmıyorum. Bitkisel yağların seri üretimi ve omega 3′ün besin kaynaklarından çıkarılması, bel bölgesinde genişlemenin sorumlularından en azından biri gibi görünüyor. Lida hapı ile birilikte alınan destekleyici besin olan yeşil çayın (136 mg EGCG) bel kalınlığında, VKE’nde, vücut yağında ve vücut ağırlığında önemli ölçüde düşüşe neden olduğunu ortaya koydu. En kayda değer sonuç da lida verilen grup karşısında karın bölgesi yağında inanılmaz bir 27 santimetrekarelik azalma oldu. Bu çalışmanın, karın bölgesi yağında azalmayı iyi tasarlanmış bir araştırma sonucu olduğunu da belirtmek gerek. Aynı zamanda lida zayıflama hapı nın içinde bulunan liflerde yağ yakıcıdır.
Yorum Yok | aşırı kiloluluk, diyabet, soya yağı
Bu Yazı Hakkında Birşeyler Demek İstermisiniz?